İyilik hareketi hızla yayılıyor

28 Eylül 2019

“AHBAP Genel Başkanı... Sadece kendimi mutlu etmeye çalışıyorum” yazmış Twitter hesabının başına. Ama sadece kendini değil; elinin ve kocaman yüreğinin yettiği insan, hayvan ve doğa ayrımı yapmadan tüm canlıları mutlu etmeye çalışıyor. Haluk Levent o kadar ‘durmadan” çalışıyor ki, onu her gün yazmaya kalksak bile, yaptıklarını anlatmaya yetişmek imkansız. Yazarken bile yorulur insan!
Kurucusu olduğu AHBAP (Anadolu Halk ve Barış Platformu) ve bu iyilik hareketinin Türkiye’nin dört bir yanındaki on binlerce gönüllüsü birer melek gibi oradan oraya koşturuyor, yardıma ihtiyacı olan herkes için proje ve çözümler üretiyor, göz ardı edilen birçok önemli konuda farkındalık yaratıyor.
Hasta, yoksul çocuklara, gençlere moral ve destek, engellilere, ameliyat olması gereken ama para bulamayan insanlara, ilaç arayanlara yardım, evi yananlara, kirasını ödeyemeyenlere hızla bağış toplamak, konser gelirlerini yine ihtiyaç içindeki insanlara harcamak, en uzak köşelerden duyulan imdat çığlıklarına bir

Yazının Devamı

GÖRGÜSÜZLÜĞÜN DİBİNE VURDULAR!

25 Eylül 2019

Geçenlerde yakın arkadaşım; “İnan bana bu rezalet konuşmaları duydukça, sinirden avuçlarım terliyor, söyleyenle karşılaşsam şöyle okkalı bir tokat atmaktan kendimi alamam” dedi. Güldüm ve itiraz ettim; “Sen şiddete karşı değil misin?”... “Karşıyım ama bunları durdurmak için hiçbir çözüm görünmüyor ve onların bize uyguladığı da bir tür sözel şiddet
ve yetti artık!” dedi.

Yeni evlendiği kocasının kendisine verdiği külçe altınları, trilyonları falan ballandırarak anlatan bazı tanınmış isimlerden söz ediyordu. Hızını alamayınca gösterişli kına gecelerine, yediğini, içtiğini, gittiği zengin mekanları veya Hollywood yıldızlarının gittiği tatil yerlerini, sosyal medyadan veya ekranlardan fotoğraflarla-video’larla ilan edenlere atladı. Gittikleri kafelerde, restoranlarda masaya oturur oturmaz, daha yiyeceğini içeceğini sipariş etmeden ‘selfie’ çekmeye başlayanları öfkeyle anlattı.

Zenginliğin reklamı yapılmaz!

“Sokakta yatan çocuklar, evi olmayan ve parklarda kalan aileler var.

Yazının Devamı

Bir melek ve yüzlerce yavrusu...

21 Eylül 2019

Ankara’da 16 yıldır tek başına yüzlerce sokak hayvanına bakan İnci Aksoyoğlu; “Çocukken çok aç kaldım, insan aç olduğunu söyler ama hayvanlar söyleyemez. Kendim yemeden önce onları doyururum” diye anlatıyor gözyaşları içinde... ‘İnci Anne Barınağı’ diye bilinen yerde belli ki bir başına yorgun düşmüş, desteğe ihtiyacı var. Üstelik tek zorluğu da onlara bakmak değildir, kim bilir bu dünyanın sadece insanlara ait olduğunu sanan duyarsızlar onu nasıl zorluyor ve rahatsız ediyordur. “Etraftan çok şikayet geliyor” demesinden belli...

Halbuki İnci Anne’nin; “Bunların kimsesi yok, önce Allah, sonra biz” sözleri tüm insanlık için geçerli aslında, sadece hayvanseverler için değil. Onlara elimizden geldiğince yardım etmek bir insanlık görevi, boynumuzun borcu! Ama bunu anlayabilen kaç kişi var ki? Umarım Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bu yardım çığlığını duyar ve melek kalpli İnci Anne’nin gözyaşlarını dindirir.




Yazının Devamı

Hayatın kıymetini biliyor muyuz?

18 Eylül 2019

Uzun süredir kansere karşı verdiği mücadeleyi Instagram’da hepimizin gözleri önünde yaşadı Neslican Tay... Gördüğü ağır tedavilere, çektiği sayısız sıkıntıya, bir bacağının kesilmesine, hastalığın sürekli nüksetmesine rağmen; güçlü duruşu, içi gülen gözleri ve yaşama tutunuşuyla, hepimize hayat dersi verdi farkında olmadan... Bir yandan tüm hastalara direnme gücü aşıladı, bir yandan paylaştıkça kendi acısını hafifletti belki; sağlıklı olanlara ise hayatın ne kadar
değerli olduğunu hatırlattı.
Yoğun bakıma kaldırılmadan önceki video’larından birinde peşini bir türlü bırakmayan hastalığa kızarken, konuşmakta zorlanmış, sesi titreyerek; “Sen kimsin de vücuduma hükmederek, hayatımı bu kadar kötü etkiliyorsun? İki adım attığımda, çok konuştuğumda nefesimi kesemezsin, bu kadar ileri gidemezsin!” demiş. “Ben gerçekten bu hayatta kalmak istiyorum, evet çok acılı olacak ama umrumda değil. Yaşamayı çok fazla istiyorum ve ne gerekiyorsa yapacağım”...
Neslican’ın bu sözlerini

Yazının Devamı

Kendi kendini imha edenler!

14 Eylül 2019

Her seferinde ayrı bir şımarıklıkla, saygısızlıkla, gereksiz ego kibriyle gördüğümüz, ne sebeple şöhret olduğunu kendi bile bilmeyen insanlara prim vermeye devam edip de normal bir sonuç beklemek saçma olurdu değil mi? Kendini dünyanın merkezinde ve zirvesinde sandığı hiçbir konuşmasına tahammül edemediğim sosyal medya bilmem nesi Reynmen, sözlü saygısızlık işini ilerletti ve fiziksel şiddete vardırdı. Yanına yaklaşıp kendisine soru soran magazin muhabirine tokat atma cüretini gösterdi. Kelimeler kifayetsiz ya, akıl alır gibi değil gerçekten!

İşin fenası bu tip karakterleri memleketin çoluğunun çocuğunun, gençlerinin milyonlarcası takip ediyor ve örnek alıyor. Bu da demek oluyor ki, aynen onlara benzeyecek olan sayısız insanımız yolda! Tehlikenin farkında mıyız acaba? Tek bir umudum var ki; yok yere üne ve paraya sahip olunca şaşıran tipler, eninde sonunda geri dönülmez bir hata yapıp kendi kendilerini imha ediyor. Örneğini yakın zamanda gördük, Reynmen de aynı yolun yolcusu olmakta kararlı görünüyor.

'ÖLÜMLÜ

Yazının Devamı

Lise gelenekleri eğlencelidir!

11 Eylül 2019

Lisede geçen yıllarımı her zaman hayatımın en unutulmaz, en eğlenceli dönemi olarak hatırlarım. Tabii bize eğlenceli gelen şeyleri okul yönetimi çoğunlukla hoş karşılamazdı; hatta lise müdürü bir defasında, ‘Hem deli hem de efsane!” sloganlı sınıfımızı topluca okuldan atmak istemişti! Bizi o kadar sevmezdi ki; liseyi bitirirken diploma törenini yapmamaya kalktı, velilerden tepki görünce tören yapıldı ama okul müdürü törene katılmadı! Bir müdürün diploma törenine katılmayışı yalnızca bizde görülmüş olmalı!
Kadıköy Anadolu Lisesi’ne yeni başlayan hazırlık sınıfı öğrencilerini, büyük sınıfların simit atarak karşılaması olay olup, inceleme başlatılınca aklıma geldi lise anılarım... Bizim dönemde kameralı telefonlar ve sosyal medya olsaydı, kesin her gün ayrı bir incelemeye tabi tutulurduk! Öğrenciler açıkladı; lisenin simgesi martı olduğu için yeni gelen yavru martıları karşılama geleneğiymiş bu, yıllardır yapılırmış; biraz garip ama anlayabiliyorum. Atılan simitlerin hepsi kurumuş ve yenemeyecek halde

Yazının Devamı

Sonbahar rehaveti...

7 Eylül 2019

Güzel şeylerin çabuk bitiyor olması, ciddi bir sorun bence! Mesela yılın 12 ayı yaşasam, yine de bıkmayacağım yaz mevsimi... Ağustostan eylüle her geçişimizde fazlasıyla tatsızlaşıyorum, hayatım boyunca olduğu gibi yine yaz nasıl geçti anlamadım yeminle! Siz de böyle hissediyor musunuz? Bir de normalde kısa kısa tatiller yaparım yazın; bu sene ise çok uzun zaman sonra ilk kez İstanbul’a ara sıra gelip gitmekle beraber, 1.5 ay Bodrum’da kaldım. Haliyle ayrılması çok daha zor geldi.
Aşk dediğimiz şey illa insanlara karşı duyulmak zorunda değil, benim en büyük aşkım Bodrum! Ama büyük şehirlerden gelen çoğu kişinin doluştuğu popüler ve kalabalık yerlerinden bahsetmiyorum. Malum birçok yer İstanbul’dan farksız oluyor, şehirdeki herkes oralarda... Henüz çok keşfedilmemiş olan cennet köşelerinde yaşamayı seviyorum Bodrum’u, kalabalıklara fazla karışmadan, her attığım adımda birine “Merhaba” demek zorunda kalmadan...

Siz de bezgin misiniz?

Deşarj olmak için insanlardan da biraz uzaklaşmaya ihtiyaç duyanlardanım, ya en sevdiklerim olacak

Yazının Devamı

Müjdat Gezen'in eğlence dünyası

4 Eylül 2019

Geçtiğimiz sezon TİM Show Center’da kapalı gişe oynayan ‘Şarkılar Seni Söyler Müzikali’nin ardından, bu sezon tiyatronun büyük ustası Müjdat Gezen’den yine çok sevilecek yepyeni bir müzikal geliyor. Gezen’in yazdığı, yönettiği ve aynı zamanda rol alacağı ‘Eğlence Dünyası’nda; 1453’ten 2019’a İstanbul’un Avrupa Yakası’ndaki eğlence hayatı sahneye taşınacak. Başrollerinde duayen tiyatro sanatçılarının olduğu oyunda, dans ekibi ve mehter takımıyla beraber, toplamda 118 kişilik kadro görev alıyor. Yani aynen geçtiğimiz sezon olduğu gibi yine dev kadrolu muhteşem bir prodüksiyon izleyecek tiyatro seyircisi...
‘Şarkılar Seni Söyler’de 70’li yıllardaki Ajda Pekkan’ı canlandırırken tiyatro sahnesinin nasıl büyülü olduğunu her sahneye çıkışımda hissettim. Müjdat Hoca’nın ekibinde olmak, onunla aynı sahnede nefes almak, az kişiye nasip olabilecek anlatılamaz bir gurur... Dolayısıyla ‘Eğlence Dünyası’nın kadrosunda da yer alacağımı öğrendiğimden beridir ayaklarım

Yazının Devamı