Sınırda ortak devriye elimizi bağlar

Güvenli bölge konusunda yapıcı arayış algısı veren ABD’nin gerçek niyetinin terör örgütü YPG/PKK’yı güvence altına almak olduğu çok açık. Evet, ABD’nin Suriye özel temsilcisi Jeffrey “Türkiye’nin tüm güvenlik endişeleri giderilecek” gibisinden sözler ediyor ama ABD’nin öngördüğü ya da kafasındaki formül diye konuşulanlar daha çok terör örgütünü koruyup kollamaya dönük tuzaklar içeriyor. Özellikle de ABD’nin verdiği sözler konusundaki sabıkası dikkate alındığında... Dolayısıyla, 32 kilometre derinlikte Türkiye-ABD askerlerinin ortak devriye formülüne de ihtiyatlı yaklaşmakta yarar var. Niyesini emekli tuğgeneral, Dr. Naim Babüroğlu anlatıyor:

“Diyelim ki Türkiye-ABD askerleri 450-500 kilometrelik Fırat’ın doğusundaki Türkiye-Suriye sınırında ortak devriye görevi yaptılar. Bu ne sağlayacak? Güneyden yani Suriye’den herhangi bir tehdidin, bir ateşin Türkiye topraklarına gelmesi engellenecek. Bölgede geçiş-çıkışlar da bir şekilde kontrol altına alınmış olacak. Tamam güzel de, kim korunmuş oluyor dolaylı olarak burada? Güneydeki PYD/PKK terör örgütü. Çünkü bu bir noktada Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna operasyon yapma olasılığını tamamen ortadan kaldırmış oluyor. Bir adım daha gelelim, Türkiye’nin operasyon olasılığı ortadan kalkınca, PYD/PKK 25-30 kilometre güneye gidince bölücü terör örgütünün Suriye’deki mevcudu azalacak mı? Yok azalmıyor. Peki, ABD’nin PYD/PKK terör örgütüne silah desteği kesilecek mi? Kesilmeyecek, desteği artarak devam edecek. Yani Türkiye’ye yönelik tehdit devam edecek...”

Ortak devriye formülü tezgâh mı o zaman?

“Tezgâh demeyelim. ABD en azından ‘olumlu bir adım attım’ demek istiyor. Ama bu devriye faaliyetiyle Türkiye’nin operasyon olasılığı ortadan kalkıyor. O nedenle, biraz zaman kazanma, oyalama taktiğinin bir türü diyebiliriz. Sonra sadece bu değil ki? Menbiç olayı da var. Menbiç’te PYD/PKK’yı Eylül 2018 itibarıyla çıkartacaktı ve orada Türkiye ile ABD arasında bir güvenli yönetim sistemi kurulacaktı. 2019’un ortasına geldik, o da olmadı. Orada da bir adım atılmıyor.”

ABD resmen oyalıyor yani?

“Bunlar ABD’nin klasik oyalama, aldatma taktiği. Bundan şu sonucu çıkarıyoruz. ABD terör örgütü PYD/PKK’dan vazgeçmeyecek, onları desteklemeye devam edecek. Örtülü gerekçesi, yeraltına, hücrelere sığınan IŞİD’in bir daha güçlenmesini önlemek için bunlardan yararlanmak. Ama gerçek hedefi bu PYD/PKK’yı ve bazı diğer Arap unsurlarını Suriye-Irak sınırına yığarak İran’ın Lübnan’la olan bağlantısını kesmek, Suriye’deki İran güçleriyle İran arasındaki teması engellemek. Olası büyük hedeflerinden biri de bölge ülkelerinden kopartılan topraklar üzerinde bunlara bağımsız bir devlet kurdurmak. Hepsine de hizmet ediyor ABD...”

Tehdidin ortadan kalkması için operasyonun şart olduğunu ve geciktikçe de Türkiye’nin sıkıntıya girdiğini belirten Babüroğlu, devam ediyor:

“Türkiye’nin operasyonu geciktikçe o bölgeye siyasi hedefin gerçekleşmesi mümkün olmuyor. Yani PYD/PKK terör örgütünün etkisiz duruma getirilme ve tehdidin ortadan kaldırılma hedefi gerçekleşmemiş oluyor. Tersine, tehdit daha çok büyüyor. Bu tehdidin ortadan kalkması için bir askeri operasyona ihtiyaç var. Ama şimdi bu durumda nasıl olacak, ortak görüşmeler de başladı, artık pek kolay görünmüyor. Hele hele yarın öbür gün güvenli bölge dedikleri yere Türkiye’nin arzu etmediği bir oluşum gelirse, örneğin peşmerge ya da Arap gücü veya bazı Avrupa ülkeleriyle bunların bir karışımı güç gelirse, operasyon olasılığı tamamen kesilmiş olur...”