‘Bandırma seferde paşam’

Mustafa Kemal ATATÜRK, “1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara-ı umumiye” diye söze başladığı Nutuk’ta parçalanmış, işgal altındaki Osmanlı Devleti’nin durumunu ayrıntılarıyla anlattıktan sonra şöyle der:

“Efendiler, bu vaziyet karşısında bir tek karar vardı. O da ulusal egemenliğe dayalı kayıtsız şartsız ve bağımsız bir Türk devleti kurmak.

İşte, daha, İstanbul’dan çıkmadan evvel düşündüğümüz ve Samsun’da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz tatbikatına başladığımız karar, bu karar olmuştur.”

Ve tam 100 yıl önce bu hedefe kilitlenerek işgal altındaki İstanbul’dan Bandırma Vapuruyla ayrılan Mustafa Kemal Paşa, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından özgür, albayraklı İstanbul’a ilk kez 1 Temmuz 1927’de Ertuğrul yatıyla döner. ÇünküMustafa Kemal’in İstanbul’a gitme planları vekiller heyeti tarafından sürekli erteleniyordu. Sonunda karar verilir ve önce trenle İzmit’e oradan da Ertuğrul yatıyla İstanbul’a gelir. Geldiğinde de kendisini karşılayanlara Bandırma vapurunu sorar...O günlere dönelim;

1927’nin İstanbul’unu İpek Çalışlar Mustafa Kemal ATATÜRK Mücadelesi ve Özel Hayatı kitabında anlatıyor:

....1 Temmuz Cuma sabahı irili ufaklı 32 vapur saat 10.00 sularında Gazi’yi karşılamak üzere Marmara’ya açıldı. Yirmiyi aşkın vapurda Adalar’a doğru yola çıktı. Burgaz vapuru İstanbul’u temsil eden sekiz yüz yolcusuyla resmi karşılama vapuru olarak düzenlenmişti.

....Burgaz vapuru çok güzel süslenen Büyükada iskelesine 12.00’de yaklaştı. Bir motor Gazi’ye hoş geldin diyecek temsil heyetini iskeleden aldı. Tam o esnada Marmara’da Hamidiye kruvazörü, Berk-i Satvet, Peyk-i Şevket zırhlıları ile üç torpidodan oluşan filo gözüktü. Burgaz vapuru Büyükada iskelesinden hareket etmiş, Ertuğrul yatına yaklaşıyordu. Gazi vapurdan kendisine yapılan tezahürata mendilini sallayarak karşılık veriyordu.

....Karşılama kurulundaki temsilciler motordan Ertuğrul yatına çıkarak tek tek Gazi’ye hoş geldin demişlerdi. Yaklaşan Maltepe ve Kınalıada vapurlarından sevgi gösterisi yapılıyor, Ertuğrul yatı önde, filo arkasında yol alıyordu. Milletvekillerini taşıyan Kocaeli vapuru ile Burgaz onları izliyordu. Heybeliada açıklarına gelindiğinde Ertuğrul yoluna devam etti, öteki gemiler bir süre beklediler. Sonra da hiç durmadan sallanan bayrakların arasından geçerek Selimiye Kışlası’ndan yapılan top atışları arasında Dolmabahçe’ye doğru yol almaya başladılar.

***

O güne dönük olarak Eser Tutel’in “Gemiler... Süvariler… İskeleler...” kitabında da şu ilginç detay yer alıyor:

Gazi Mustafa Kemal Paşa İstanbul’a geldiği zaman limandaki bayraklarla süslü gemileri görünce Bandırma vapurunu hatırlar ve kendisini karşılayanlara nerede olduğunu sorar. Emektar Bandırma’nın 1925 yılında kadro-hizmet dışı bırakılarak Haliç’te söküldüğünü söylemeyen ilgililerin cevabı şu olur:

Bandırma seferde paşam...

Sonrasında da satın alınan bir gemiye Bandırma adı verilir, eskisinin isim levhası da bu yeni gemiye takılır. Bir süre sonra da geminin adı Ülgen olarak değiştirilir...