Huzursuz bacağın sonu yoğun bakım olmasın

Huzursuz bacak sendromunuz varsa doktor doktor gezmeden önce mutlaka damarlarınıza baktırın. Hastalığın kaynağı iç varis olabilir. Varisler tedavi edilmezlerse pıhtıya, özellikle büyük pıhtılar ise hayati tehlikeye yol açabilir

Gece yattığınızda bacağınızı koyacak yer bulamıyor musunuz? Ne yapsanız rahat edemiyor musunuz? Sallasanız, iki bacağınızın arasına yastık koysanız da olmuyor mu? Hele sıcak ve susuz geçen bir günün gecesiyse... Ya da uzun bir uçak yolculuğunun ardından...

Son yıllarda hemen herkesin dilinde olan ‘huzursuz bacak sendromu’, aslında çoğunlukla bacaklardaki iç varis hastalığından kaynaklanıyor. En büyük tehlikesi damarlarda pıhtıya sebep olabilmesi. Bu pıhtının da kalbe ve akciğere ulaşması ise hayatımızı riske edecek kadar tehlikeli sonuçlar yaratıyor. Sıvı kaybının özellikle tetiklediği bu hastalığa yaz sıcakları öncesinde dikkat çeken Kalp Damar Cerrahı Prof. Dr. Melih Us, konuyu Milliyet okurlarına anlattı.

Huzursuz bacağın sonu yoğun bakım olmasınSinsi ilerliyor

- Venöz yetmezlik nedir?

Toplardamarların genişlemesi hastalığına varis deniyor. Damar genişlediğinde yer çekiminin etkisi ile laktik asit (kirli kan) bacakta kalıyor. Bu da kişiyi her sabah yorgun uyandırır. Laktik asit vücuda çok zarar verir. Hastalık uzun sürede yavaş yavaş, sinsice oluştuğu için kişi bunu fark etmiyor.

- Tanısı zor bir hastalık mı?

Maalesef, huzursuz bacak sendromu ile ilgili olarak hasta yıllarca nörolog ya da ortopedistlerde dolaşır. Bir gün, bir de damarlara bakalım dediklerinde sebebin iç varis olduğu anlaşılır. Toplumuzda çok yaygın. Erkek çocuklara yüzde 40, kız çocuklara yüzde 60 oranında aileden geçer. Varis hastalığında en büyük korkumuz ileri safhalarında, genişleyen damarlarda kan yeterince yukarı çıkamadığı ve ilerleyemediği için pıhtıya sebep olabilmesi. Allah korusun pıhtı damarlardan kalbe, oradan da akciğere atabilir. Hayatı tehdit edecek boyutlara varabilir. Bu nedenle iç varisi ciddiye almak gerekiyor.

Ameliyat son çare

- Tehlikeli olan iç varis mi?

Varisin sebebi yüzde 85 oranında içeriden kaynaklanır. Dışarıdaki damara köpük, lazer, radyofrekans yapın, damarı çıkarın, kesin, bağlayın, kalıcı sonuç alınmaz. Varisin gerçek sebebi olan iç varis, gerçek anlamda tedavi edilmedikçe, kalıcı tedaviye ulaşmak mümkün olmaz.

Dış varis tedavisinde gerçek sebebe yönelik tedavi yapılmadığından bir süre sonra varis tekrarlıyor. Çünkü toplardamar ağı bacakta çok geniştir, örümcek ağı gibi birçok damar var. O damarı alıyorsunuz, öbür damarda çıkıyor. Halk arasında varis tekrarlar diye bir önyargı var. Haksız ama o önyargı buradan kaynaklanır işte.

- Peki her iç varis mutlaka tedavi edilmeli mi?

Grade 1 ve 2 seviyesinde varis çorabı ve ilaç desteği sağlıyoruz. Grade üç ameliyatlık sınır. Ancak ben burada da ameliyat etmiyorum. 4’üncü seviye ise şişlik ve yaraların devreye girdiği son aşamadır. Sürekli reflü vardır ve bu seviyede mecburen ameliyat ediyorum.

- Neden mecburen dediniz? Zor bir ameliyat mı?

Çünkü iç varis ameliyatları kolay ameliyatlar değil. Çünkü reflüye engel olmak için bizim yapacağımız kapak ve işlemler, orijinalinden daha iyi değil. Grade 4’ten sonra artık kapakçıklar çalışmıyor demektir.

Kaşıntı ve yanma

- Bu kadar ciddi bir hastalığın hiç mi belirtisi yok?

İlk zamanlarda yolculuklarla şişmeler olur, bir iki günde zor iner. Veya diz altında kaşıntı olur, hastalar cildiyeciye gider. Veya ayak tavanında yanmalar olur. Veya anlam verilemeyecek şekilde yorgunluk olur. Ama hastalar genellikle “40, 50, 60 yaşına geldim, bu nedenle giderek yoruluyorum” diye düşünür. Oysa hastalık 15 - 20 yılda geliştiğinden, laktik asit devamlı bacaklarda biriktiği için yorgunluk yapar. Şikâyeti olan hastalar genellikle, ilaç ve varis çorabı veya ileri aşamalarında ameliyattan sonra, “Kendimi kuş gibi hafif hissediyorum, çok rahatladım” der. Bunun sebebi laktik asitin azalmasıdır.

- Başka belirtileri var mı?

Belirtilerden birisi de gece huzursuz uykudur, hasta bacağını oraya koyar olmaz, buraya koyar olmaz, iki bacağının arasına yastık koyar olmaz, bacağını sallar yine olmaz. Çünkü laktik asit, tüm gün bacakta birikir, gece de huzursuz eder, uykuyu bozar. İleri aşamalarda bacakta bir türlü geçmeyen yara açılır. Bu nedenle şekerle karıştırılır. Oysa bacaktaki yaranın çoğunlukla sebebi venöz yetmezliktir. Kramplar ilk zamanlarda olur. Huzursuz bacak sendromu denir, sonra düzelir. Hasta düzeldi zanneder, oysaki sensörler artık cevap vermez hale gelir. Hasta kirli kana alışır dolayısıyla sessiz dönem başlar. Hasta kramp var dediğinde, bu nedenle rahatlarım, sensörler çalıştığı için. İlk zamanlarda ağrı vardı, artık yok derse sürecin ilerlediğini gösterir. Yüzme, bütün kasları çalıştırdığı için venöz yetmezlik için çok iyidir. Buna rağmen yüzme esnasında kramp oluyorsa dikkatli olmak gerekli. Bu da, hastalığın bulgularından olabilir... Derinden ilerler genellikle. Bir gün aniden bacak şişer. Veya Allah korusun ileri aşamalarda bir sinek ısırığından kapanmayan yaralar oluşabilir.

UÇAKTA EGZERSİZ

- Uçak yolculuklarında neden problem yaşanıyor?

Uçakta basınç değiştiği için pıhtılaşma mekanizmaları bundan etkileniyor. Üstüne hareketsiz kalındığından bacak kasları çalışmıyor. Su tüketimi de daha az uçakta. Belli egzersizlerin mutlaka yapılması lazım. Eğer hasta, 4’üncü seviyede ise her yarım saat, 45 dakikada mutlaka uçak içinde dolaşması gerekir. Hiç kalkamıyorsa, oturduğu koltukta, her yarım saatte 5 dakika önce ayak tabanına, sonra parmaklarına basarak, ayaklarını üç dört defa kaldırmalı. Sonra ayak bileğinden ayağıyla daire çizmeli, ardından dize kadar üç dört defa bacakları kaldırmalı. Ama en önemlisi uçakta varis çorabı giyilmesini mutlaka öneriyoruz. İster seviye bir, ister dört olsun... Uçak için ayrıca iğne veriyoruz. Etkisi 12 saat süren kan sulandırıcı iğne bu. 12 saati geçen aktarmalı yolculuklar varsa, 12 saat sonra ikincisini yapmak lazım.

Yaklaşık 25 yıldır iç varisin peşinde

- Sadece Türkiye’de değil, yurtdışında da iç varis konusunda yetişmiş az hekim var. Neden?

1996’dan bu yana iç varisle uğraşıyorum. O zamanlar çalıştığım hastaneye (GATA), bacağında, bileğinde yaralar olan hastalar geliyordu. Bu hastalara bir şey yapılmadığını gördüm. Hastaları askerlikten muaf tutup yolluyorduk.

Sonra dünyada bu alanla kim uğraşıyor diye araştırdığımda Kisther ve Raju adında çok tecrübeli, Amerika’da çalışan iki hekim olduğunu öğrendim. Onların yöntemlerini nasıl geliştirebileceğimin peşine düştüm.

Dünyada da bu konuda çalışan az uzman vardı, hâlâ da öyle. Yaptığım çalışmaları uluslararası dergilere, kongrelere yollamaya başladım. Bunlar yayınlandı.

Çalışmalarıma kılavuzluk eden bu iki profesör, ven cerrahisi ile uğraşan insanları bir araya getirdiler, bir kulüp kurdular.

Türkiye’den de beni davet ettiler. O sayede çalışmalarım, bu işi en iyi yapan kişiler tarafından tescillenmiş oldu.

Huzursuz bacağın sonu yoğun bakım olmasın

Mutlaka bol su içilmeli

- Varisin ilerlememesi için hasta neler yapmalı?

Hastaya venöz yetmezlik tanısı konulduysa, kışın kilogram başına mutlaka 35, yazın 40 mililitre su içmeli. 55 kilo, 60 kilo, 75 kilo, 85 kilo, 95 kiloluk biri; sırayla günde 2.2, 2.5, 3 ve 3.8 litre suyu bölerek içmeli. Kan, reçel gibidir, reçelin içine su katarsanız, borudan daha rahat geçer. Kanı sulandıran tek şey sudur. Ramazan ayında ciddi problemler bu nedenle yaşanır. Su içmediğimizde, toplardamarların içindeki kan daha yoğun hale gelir. Dolayısıyla ileri derecede venöz yetmezlik varsa, bu hastalar pıhtıya meyilli hale geliyor. Bu nedenle bu hastalar oruç tutarken doktorlarına mutlaka danışmalı. Toplardamar hastası bir hasta oruç tutacaksa kesinlikle ama kesinlikle serin ortamda kalmalı. Sıvı kaybı olmamalı. Ki bunu bir ölçüde telafi etsin... Çünkü iftar ile sahur arasında içilen su, gün içine dağılmadığı, sahurdan birkaç saat sonra idrar yoluyla vücuttan atıldığı için yeterli olmaz. Doğu toplumlarında çok yaygın hastalık. Türkiye’de 100 kişiden 30’unda var hastalık.

Sıcaktan kaçınılmalı

- Beslenme noktasında yapılması gerekenler neler?

Asla acı ve baharat yememeli. Aksi takdirde damar daha çok genişler ve geriye doğru daha çok kaçırır. Bu tür hastaların sıcaktan kaçınması gerekir. Direkt güneşin altında durulmamalı. Çünkü sıcak, toplardamarları daha da genişletiyor. Eğer reflü yani kirli kan varsa bu kapaklar birbirinden uzaklaştığı için açığı daha da arttırıyor. Dolayısı ile sauna, buhar odası bunlar uzak durulması gereken şeyler. Kaldı ki normal insanlar için de saunanın faydalı olduğuna inanmıyorum. Akşamları imkânları varsa ayakları sarkıtmadan otursunlar. Kanepeye uzanarak yani. Duşu, ılık suyla almak gerekiyor. Duştan çıkarken, duş başlığı ile ayak bileğinden başlayarak kasığa kadar, iç kısımda üç defa bir bacağa, üç defa diğer bacağa olmak üzere suyu aşağıdan yukarı tutmak iyidir, kan dolaşımını sağlar. Yürümek çok faydalı. Ancak varis çorabıyla yapıyorsanız. Giden kanın geri gelmesi gerekiyor. Spor sırasında daha fazla kan gidiyor. Varis çorabı bu nedenle spor yaparken daha da önemli. Kilo vermek çok faydalı. Çünkü kilo arttıkça toplardamarın iş yükü artıyor. Hamilelik döneminde 12 kilodan fazla kilo alınması da, hastalığı tetikler.