Laaayik Türkiye’de yemin töreni

Laaayik Türkiye’de yemin töreni


Milletvekillerinin yemin törenini saatlerce izledim.
Kızım önce "Ne izliyorsun anne, hepsi temcit pilavı gibi aynı cümleyi tekrarlıyorlar" diye itiraz ettiyse de, bir süre sonra baktım yanıma ilişti ve yeni seçilen milletvekillerimizin resmi geçidini o da ilgiyle izlemeye koyuldu.
Önce bıyığa göre parti tahmininde bulunmaya başladık. Bıyıksız görünce CHP’li, bıyıklı görünce AKP’li dedik, ama üçte bir yanılma payımız oldu.
Doğu illerinde ise AKP’li diye tahmin ettiğimiz CHP’li, CHP’li diye tahmin ettiğimiz AKP’li çıktı. Az sayıda şiveli yemin kulağımıza çalındıysa da, milletvekilleri genelde düzgün bir Türkçeyle ant içtiler. Yemin törenlerini yıllardır izleyen meslektaşlarımızın ifadesine göre bundan alası can sağlığıymış.

Antremanlıydılar
Anlaşılan tüm milletvekilleri işi ciddiye alıp yemin töreni öncesinde sıkı antreman yapmışlar. Kimi hızlı hızlı, kimi tane tane, kimi şiir okur gibi, kimi nutuk atarcasına, kimi tiyatro oynar gibi, kimi hata yapmama telaşı içinde, kiminin 2 gözü de önündeki metne sabitlenmiş, kimi iki eliyle kürsünün iki yanına sımsıkı sarılmış vaziyette... Salonda 500’ü aşkın milletvekili varsa, birbirinden farklı 500 çeşit de yemin vardı. Özellikle hemcinslerimiz arasında kürsüye çıkıp baştan sona ezberden yemin edenler bile vardı. İzlerken pek hoşumuza gitti.

Laaayik Türkiye!
Yemin töreninde tek sırıtan, laik kelimesinin telaffuzuydu ve bu noktada AKP’lilerle CHP’liler arasında pek fark yoktu. Milletvekillerimizin çoğunluğu A harfini değişik dozlarda uzattıkları için, laik yerine layik bir Türkiye çıkıyordu karşımıza. Hatta bazı parlamenterlerimizin dilinde laaayik bile oluyordu Türkiye’miz. Tam Hakkı Devrim’lik bir durumdu. Çok tek - tük demokraaatik diyen de oldu.
Kemal Derviş nasıl yemin edecek diye bekledik, ama törende yoktu. Sonradan haberlerde öğrendik ki, Sosyalist Enternasyonal toplantısı için Deniz Baykal’la birlikte Varşova’daymış. Zülfü Livaneli, eski İSO Başkanı Memduh Hacıoğlu, ilk İMKB Başkanı Muharrem Karslı, bizim TRAP’ın (Trafikte Ortak Akıl Platformu) en çalışkan ve disiplinli üyelerinden Yıldız Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyesi ulaşımcı Mustafa Ilıcalı, eski bankacı Mevlut Arslanoğlu, Ülkü Güney, Hasan Fehmi Güneş, Ersin Arıoğlu, Kürşat Tüzmen, Erkan Mumcu...
İlk kez TBMM’ye girenlerden tanıdık birkaçını dün arayıp, yemin töreniyle ilgili izlenimlerini öğrenmek istedim, ama ne mümkün! TBMM binasından adımını atmış olmanın heyecanına, edeceği yeminin heyecanı da eklenince, anlaşılan kimsede etrafını gözlemleyecek hal falan kalmamış. Ne sorsam ve kime sorsam dün aldığım yanıt aynıydı: "O kadar çok heyecanlanmıştım ki farkında değilim!"

Yemin gereksiz mi?
Gazetelerde 9 saati aşkın süren yemin töreninin gereksizliğine ilişkin yazılar var. Almanya’da milletvekillerinin yemin etmeleri gerekmediğini. İngiltere’de dileyen milletvekilinin yazılı yemin metnini imzalamakla yetindiğini anımsatanlar var. Sadece başkan yemin etsin, diğerleri de hep bir ağızdan koro halinde tekrar etsin, bu iş bitsin diyenler var.
Sakın haa! Vatandaş sadece bir kerelik de olsa, tüm milletvekillerini peş peşe görme ve seslerini duyma fırsatını elde etmişken, bari bunu elinden almayın.