Yerel seçim pirinci

Seçim ittifaklarının, “kutuplaş-maları yumuşatmak” gibi bir katkısı da olmakta.

“Sağ-sol...”

“Muhafaza-kâr - devrimci/evrimci...”

“Kitle partisi - milliyetçi...”

“Ümmetçi - ulusalcı...”

Bu ve diğer “sosyal ve siyasal” karşıtlıklar eksenli siyasi partiler “seçim ittifakları” platformlarında bir araya gelerek kırılmaları, kutuplaşmaları, karşıtlıkları harmanlıyorlar.

Toplum içinde farklı kamplar arasındaki sert kabuklar kırılıyor.

Ön yargılar yumuşuyor.

Kesişmelerdeki gerilim düşüyor.

Bu da demokrasi içinde birlikte yaşama kültürünü geliştiriyor.

“Demokrasinin olgunlaşma süreci” denebilir.

......................

Bu gözlemden sonra “alandaki görüntülere” geçelim.

AK Parti- MHP ittifakı öyle görünüyor ki büyük sorunlar üretmeden sandığa doğru uyumlu yürüyecek.

Bazı araştırmalara göre AK Parti’nin yerel seçimlere Ankara ve İstanbul’da tek başına girmesi halinde zorlanabileceği iddialarına karşılık MHP’nin 3 büyük ilde “aday göstermeyeceği, AK Parti adaylarını destekleyeceği” yolundaki açıklama özgüven rüzgârları estirdi.

İzmir’de MHP oylarına rağmen AK Parti büyükşehir başkanlığını gene CHP’ye kaptırır mı?

Bu sorunun cevabı uzun süre tartışmaya açık kalacak gibi görünüyor.

.......................

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan -Ankara’dan gelen haberlere göre- “Ankara ve İzmir adaylarını yarın açıklayacak.”

İstanbul’un adayını açıklamayı ise Arjantin gezisi sonrasına bırakmış.

Neden?

Kulislerde yorumlar uçuşmakta.

Örneğin...

Binali Yıldırım temayül yoklamalarında açık ara önde görünmesine rağmen, devlet protokolündeki yerinin ne olacağı sorusu konuşulmakta.

Millet Meclisi Başkanı olarak protokoldeki yeri ikinci sıra olan Yıldırım, İstanbul Belediye Başkanı olursa gene protokol gereği bakanları karşılayacak, havalimanında bakanları mı yolcu edecek?

“Biçimsel/yüzeysel /benmerkezci” gibi görülmesin, bunlar insani zaaf değil, beşeri değer konularıdır.

Mevkiden ayrılırsın, sıradan vatandaş olursun, sorun yok.

Kimseyi karşılamak, kimseyi uğurlamak zorunluğun olmaz.

Kişisel tarihinle barışık yaşarsın.

Ama burada durum farklı.

Başkent kulislerine göre, Binali Yıldırım’ın belediye başkanı seçilmesi halinde cumhurbaşkanı yardımcısı da olması -belki de- bir çözüm.

“Top yuvarlak, sandık köşeli” de olsa bir “sürpriz” ihtimali her zaman dikkate alınmalı.

Öyle bir durumda da herhalde cumhurbaşkanı yardımcılığı formülü hayata geçebilir.

....................

Öte yandan...

CHP ve İYİ Parti genel başkanları Kılıçdaroğlu ve Akşener dirsek temasına gelince.

Akşener Ankara’yı istiyor.

Kafasındaki aday “Mansur Yavaş...”

İYİ Parti görüşleriyle uyumlu bir isim.

Buna karşılık, Mansur Yavaş ise CHP adayı olmak istiyormuş.

Nasıl çözecekler?

İstanbul’da Muharrem İnce kesin tavrını koydu:

“Ön seçim yapılırsa ve örgüt beni isterse, İstanbul adayı olurum, ön seçim yoksa ben de yokum.”

Yani...

Bu defa “Gel bakalım Muharrem” çağrısıyla “Kılıçdaroğlu’nun adayı” olmayacak.

İstanbul seçmeninin önüne “CHP’nin adayı” olarak çıkmak “saygınlığın” yanı sıra bir bakıma “ilk tur seçim” algısı yaratacak, arkasına rüzgâr alacaktır.

......................

Bu yerel seçim pirinci daha çok su kaldıracak.