Siyasetin deparı

YSK, 4’e karşı 7 oyla “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçiminin yenilenmesine” karar verdi.

Gerekçe henüz açıklanmadı.

Sadece “seçim sandıkları kurul başkanları arasında çok sayıda kamu görevlisinin olmadığı” yolunda “haber başlığı” gibi bir söylem.

Gerekçenin ayrıntılı metni henüz yok.

Ayrıca...

4 YSK üyesinin muhalefet gerekçesi de bilinmiyor.

Bu durumda hukuki yorum yapmak mümkün değil.

“Bilgisiz fikir olmaz.”

Karşılıklı gerekçelere bakarak iddiaların cevaplarının görülmesi gerekir.

Örneğin...

Aynı sandık kurulu, aynı sandık başkanları...

Aynı zarfa 4 oy kullanılmış.

Bunlardan sadece 1’inde yani “Büyükşehir Belediye Başkanı” için kullanılanlara mı “fesat karışmış?”

Neden bütün oyları kapsayan İstanbul seçimlerinin tümüyle yenilenmesi kararı alınmamış?

Bu yolda İYİ Parti başvurusunu YSK neden reddetti?

Bu ve başka soru işaretlerinin cevaplarını 7 hâkimin karar gerekçesini gördükten sonra irdeleyebiliriz.

Tabii...

Karşı görüşte olan 4 hâkimin “muhalefet şerhleri” ya da “muhalefet gerekçelerini” de...

......................

Ekrem İmamoğlu “Başvurulabilecek hukuk yolları var” dedi.

YSK kararları kesindir.

“Olağanüstü itiraz” başvurusu da karara bağlandı.

Anayasa Mahkemesi ve hatta AİHM yolları da kapalı.

Bu durumda İmamoğlu’nun “başvurulacak hukuk yollarının neler olduğunu” da açıklamasını bekliyoruz.

......................

Hukuk merceğinden “görünen”, daha doğrusu “görülemeyen” vaziyet tespiti böyle.

......................

Siyasetin “manzarasına” bakalım.

......................

İki taraf da İstanbul’a bütün ağırlıklarıyla yüklenecek.

İnce ayarlı siyaset satrancı oyunu oynanacak.

İlk hamleler başladı bile.

“Soldaki partiler İstanbul’a başkan adayı göstermemek” eğiliminde.

DSP de bu çizgiye gelirse “Millet İttifakı” için “artıdır.”

Sağda, Saadet Partisi’nin de aday göstermemesi dikkate alınabilir, “marjinal oy toplamı” üretebilir.

Yüzde 1, yüzde 2 “sonuç tayin edici” orandır.

.......................

31 Mart seçimleri sonrası MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “MHP oylarının yüzde 18 olduğu” gibi iddialı bir değerlendirme yapmıştı.

İYİ Parti oyları da katılırsa “milliyetçi oylar” yüzde 28 dolaylarında.

31 Mart’ın yükseleni “milliyetçi akım...”

Bu oylar AK Parti’den geçiş yapmışsa iktidar kanadında değerlendirmelerin konusudur sanıyorum.

Ama...

Bir diğer irdeleme konusu da “Cumhur İttifakı’nda MHP ile omuz omuza vermenin, Kürt oylarında kayıplara neden olup olmadığı...”

İstanbul’da yenilenecek seçimin sonucunda “Kürt kökenli yurttaşların oyları” denklemin içinde ağırlığı olan unsur.

“Apo’nun avukatlarıyla konuşmasına izin, açlık grevlerinde olanlara mesajı” bir de bu açıdan görülebilir mi?

......................

“Siyasetin deparı” daha şimdiden “hukukun teorik tartışmalarının” önüne geçmiş bulunmakta.