Altan Altın

Altan Altın

Altan.Altın@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Sosyal medyanın kazandırdığı en önemli imkanlardan biri de aynı ilgi alanına sahip insanların bir araya gelebilme kolaylığı… Whatsapp’ta Selçuklu ve Beylikler dönemine ilgi duyan bir grup tarih meraklısının buluştuğu “Aydınoğulları izinde” grubu da bunlardan biri. Grubun kurucusu sevgili dostum Erol Şaşmaz kendisi gibi bu işe gönül veren Mustafa Gürelli ile ülkenin neredeyse her yerini köy köy dolaşarak ne kadar tarihi eser varsa fotoğraflamış ve www.turkiyenintarihieserleri.com adıyla on binlerce fotoğraftan oluşan müthiş bir internet ansiklopedisi oluşturmuş.

Haberin Devamı

Erol Şaşmaz’ın çabalarıyla bir araya gelen Aydınoğulları’nın izinde grubu üyeleri, neredeyse her ay İzmir ve çevresindeki il ve ilçelerin birinde buluşarak oradaki tarihi mekanların izini sürüyor. Haziran ayı başında da Kemalpaşa’daydılar. Ben de davetliydim ama ne yazık ki katılamadım. Kemalpaşa tarihi üzerine çok güzel çalışmalar yapan Rahim Sağ kardeşimin mihmandarlığında çok güzel bir tur yapmışlar.

“Kaçırdım” diye hayıflanırken Rahim Sağ kardeşimin içine sinmemiş olacak ki geçtiğimiz günlerde Sevgili Erol Şaşmaz ve Rahim Sağ kardeşimle birlikte biraz daha küçültülmüş haliyle aynı turu bir kez daha yaptık. Muhteşemdi…

Şehrin göbeğindeki Laskaris Sarayı’nı zaten bilmeyen yok. Laskaris Sarayı tek başına bile Kemalpaşa için büyük zenginlik. Ama beni asıl etkileyen yer Belediye Caddesi oldu.

Kocaman yüksek çam ağaçları tipik Ege kasabası sokaklarının kartviziti gibidir. Belediye Caddesi de kuralı bozmamış. İlk olarak o çam ağaçlarıyla merhabalaşıyorsunuz. Birkaç zincir market şubesi dışında Belediye Caddesi adeta 70’li yıllarda donup kalmış gibi bir izlenim uyandırıyor. Küçücük mekanlardaki terzi dükkanları, berberler, elektrikli alet tamircileri, nalburlar, lokantalar ve tabii koyu ağaç gölgeleri altındaki kahvehaneler adeta sarıp sarmalıyor sizi.

Ama Kemalpaşa Belediye Caddesi’ni ziyaret edilmeye değer kılan şey sadece o nostaljik görünüşü değil. Aynı zamanda müthiş tarihsel zenginliklere de sahip bir cadde bu. Neredeyse her 40-50 metrede bir tarihi bir eserle karşılaşıyorsunuz.

Haberin Devamı

Gelin bir göz atalım;

Caddeye girer girmez eskilerin “Halkevi” olarak bildiği yaklaşık 80 yıllık Öğretmen Evi binası karşılıyor sizi. Onun yan tarafında 9 Eylül 1922 gecesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir gece misafir olduğu, 1884 yılından kalan Askerlik Şubesi binası yer alıyor. 2 dakika yürüyün sokak içinde 150 yıllık Nif Evi’ni göreceksiniz. Duyduğuma göre bu binanın Belediye Kent Arşivi olarak kullanılması planlanıyormuş. Nif Evi’nin 20-30 metre yakınındaki Roma döneminden kalma 1500-2000 yıllık Kuşlu Çeşmeyi mutlaka görmelisiniz. Biraz ilerleyince sokak içinde 1400’lerin ortalarından beri hizmet veren Hamza Bey Hamamı’nı görebilirsiniz. Tarihsel kayıtlardan biliyoruz ki bu Hamza Bey Eflak Beyi Kont Drakula tarafından sarığı kafasına çivilenen Fatih’in elçisi Hamza Bey’dir. Az ötedeki Saruhanoğulları Beyliği döneminden kalan İshak Çelebi (Çarşı) Camiini de unutmamak gerekir. Bu arada cadde üzerinde ilerlerken kafanızı biraz kaldırdığınızda görüyorsunuz ki karşınızda duran Nif Dağı’nın yükseklerinden Nif Kalesi sizi izliyor. Çok uzatmayayım…

Haberin Devamı

Uzun lafın kısası Kemalpaşa Belediye Caddesi’nde 300 metrelik kısacık mesafede erken Cumhuriyet döneminden Roma dönemine kadar 2000 yıllık bir tarih yolculuğu yapıyorsunuz. İlgili merciler kimlerse “aman” diyeyim o caddeyi pamuklara sarıp koruyup kollasınlar lütfen.

Günü Kemalpaşa Belediye Başkan Yardımcısı Arzu Külahçıoğlu Altıntoz Hanımefendinin konuğu olarak, samimi sohbetlerle sonlandırdık.

Son bir not daha; Yukarıda bahsettiğim hamamın kurucusu Hamza Bey Osmanlı tarihinde önemli yer tutan Malkoçoğulları sülalesinden Malkoçoğlu Hamza Bey’miş. Bu vesileyle beyaz perdemizin Malkoçoğlusu Cüneyt Arkın’a da rahmet dileyelim.