Yavuz Kocaömer

Yavuz Kocaömer

ykoca@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Bildiğiniz gibi her yıl 21 Mart’ta ‘Dünya Down Sendromu Günü’ kutlanır. O gün tüm ülkelerde çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenlenir. Down Sendromu’nun bir hastalık olmadığı, sadece bir kromozom anomalisi olduğu konusunda bilinçlendirme toplantıları yapılır. Zira, down sendromlularla ilgili hemen hemen tüm toplumlarda baş edilmesi gereken önyargılar, hastalıklı bakış açıları mevcuttur. Bu nedenle 21 Mart’ı Birleşmiş Milletler bu özel insanlara ayırmıştır. 
Bütün bunlar insanlık adına güzel hasletler tabi. Ancak bir de madalyonun diğer yüzü var. Onlar bir gün değil, hep aramızdalar! Down sendormluları yılda bir gün mü hatırlamalıyız? Onları daha iyi tanımamız, anlamamız, içselleştirmemiz, aramıza katmamız; onların farkına varmamız için bir günümüzü mü ayırmalıyız? Elbette hayır. 
Biz down sendromlulara yılda bir günü layık görürken, onlar yılın 365 günü var olduklarını ispatlamak için çalışıyorlar. Hayatın her alanında becerilerini sergiliyorlar. En çok da spor alanlarında kendilerini gösteriyorlar. Tıpkı geçtiğimiz hafta Çekya’da yaptıkları gibi. 
Dünya Down Sendromlular Spor Federasyonu’nun 20-24 Haziran’da organize ettiği Down Sendromlular Masa Tenisi ve Atletizm Dünya Şampiyonaları’nda özel sporcular 4 gün boyunca hem rekabet etti hem de dostluğun ve dayanışmanın en güzel örneklerini sergiledi. Şampiyonalara damga vuran ise bizim sporcularımız oldu. 
Down Sendromlular Atletizm Milli Takımımız, 10 altın, 10 gümüş ve 10 bronz olmak üzere 30 madalya kazanarak madalya rekoru kırarken, toplamda 254 puanla Dünya Şampiyonu oldu. 
Emirhan Akçakoca ise 100 Metre koşuda 14:35’lik derecesi ile yeni dünya rekorunun yeni sahibi oldu.
Masa tenisinde ise sporcularımız 1 altın, 2 gümüş ve 6 bronz madalya kazandı. Karışık Çiftler’de Benay Balcı ve Merve Peker’den oluşan Milli Takımımız, finalde İtalya’yı 3-1 yenerek tarihimizde ilk kez dünya şampiyonu oldu. Kadın Milli Takımımız gümüş alırken, Erkek Milli Takımımız bronz madalya kazandı.
Erman Çetiner ve Salihcan Öztankal’dan oluşan Erkek Milli Takımımız, Erkekler Takım, Erkekler Open ve Erkekler Çiftler kategorilerinde 3 bronz madalya kazandı. Ferdi müsabakalarda da Merve Peker gümüş, Salihcan Öztankal ile Erman Çetiner ise bronzun sahibi oldular. 
İşte gördüğünüz gibi özel çocuklarımız boş durmuyorlar, yılın her günü hayatın içindeler. Özellerimiz böyle de diğer engelli sporcularımız nasıl? Onlar da çalışmaya ve madalyalar kazanmaya devam ediyorlar. Para atletlerimiz de geçen haftanın kazananlarından. 
27-29 Haziran’da Tunus’ta düzenlenen Para Atletizm Grand Prix’sine ülkemizi temsil eden Para Atletlerimiz 6 altın, 6 gümüş, 1 bronz olmak üzere toplam 13 madalyayla ülkemize döndüler. 
Tunus’ta topladığımız madalyalar şöyle: 
Kadınlar T53/54 400m: Zübeyde Süpürgeci 1.01:13 altın, Zeynep Acet 1.08:20 gümüş. 
Kadınlar T53/54 100m: Zübeyde Süpürgeci 17:36 altın, Zeynep Acet 18:23 gümüş
Kadınlar T20/46/64 Uzun Atlama: Fatma Damla Altın 5.57m altın, Esra Bayrak 5.16m gümüş. 
Erkekler T46/47 Yüksek Atlama: Abdullah Ilgaz 1.93m altın, Gökhan Akın 1.60m bronz. 
Kadınlar F11/20/44/46 Gülle: Mihriban Korkmaz 12.40m altın, Eda Yıldırım 11.99m gümüş. 
Erkekler F57 Cirit: Muhammet Khalvandi 51.33m altın. 
Erkekler F33/34/53 Cirit: Muhsin Kaedi 31.64m gümüş. 
Erkekler F/40/41 Cirit: Gürkan Uncuoğlu -34 m gümüş
Tüm sporcularımızı kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.