Ercan Güven

Ercan Güven

eguven@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Konferans grubunda yaşadığı 6-1’lik “Nordsjaeland musibeti” tıpkı atasözümüzdeki gibi “bin nasihatten iyi” gelmiş olmalı ki, Fenerbahçe’ye; grubun en “hafif” takımına karşı en “ağır abiler” ile çıktı Trnava karşısına.
Çünkü, “eldeki kuş” Trnava’yı mağlup edip grup ikincisi olmak, “daldaki kuş” ise aynı anda Ludogorets’in grup lideri Nordsjealand’ı mağlup etmesiydi! Trnava karşısında averajını düzeltmiş Fenerbahçe’nin son 32 değil son 16’ya kalması olasıydı.
Ha daldaki kuş, ha denizdeki balık… İkisinin de hesabı alengirliydi ama emek verip yüksek performansla golleri sıralayan Fenerbahçe’ye “şans” da sırtını çeviremedi bu kez.
4 farklı galibiyet “mucize gibi” grup liderliğini de elinden tutup Fenerbahçe’ye teslim etti.
***
Fenerbahçe, Spartak Trnava ile deplasmandaki ilk maçında henüz sakatlık bahtsızlığı ile yüzleşmemişti. Özgüveni Everst’in zirvesindeydi! Kesin şekilde ayırdığı “Avrupa ve Süper Lig” kadrolarını harmanlamaya ihtiyaç duymayacak kadar mağrurdu.
Ve Trnava deplasmanına Tadic, Dzeko, Szymanski, Fred, Ferdi, Djiku, hatta Livakovic bile kulübede başlayınca “ders almadığı” bir “yarım şok” yaşamış, koca ilk yarıyı boşa geçirmiş, ancak “ağır abileri” sahaya sürünce skor alabilmişti.
Bu kez kitabın ortasından başladı İsmail Kartal…
Çünkü, kapalı savunmaları ancak usta ayaklarla aşıyordu Fenerbahçe. Kalesinde tehlike yaratacak kontratakları, topa rakibin üç katı bile sahip olsa “pas gevezeliği” ile engellemiyor, “ustaların” tekniği, zekası ve yaratıcılığı ile topu önde tutmak da gerekiyordu.
Tamam… Trnava Fenerbahçe’nin dengi değildi. Lakin artık yumurta kapıya gelmişti.
Hafta sonu lig maçının olmaması ve liderlik ihtimali gereği Spartak Trnava karşısında farklı skor hedefi İsmail Kartal’a bir “ilk”e imza attırdı, Konferans Ligi’nde savunmayı, orta sahayı, forveti elde olanların en iyisiyle kurdurdu Hoca’ya…
Süper Lig’de derbi oynarken kimlere forma vermesi gerekiyorsa sakatlığı geçmeyenler hariç aynısını yaptı.
Fred’in yanına İsmail, öne her biri “bir Trnava” Tadic-Szymanski-İrfan Can. Uca Dzeko… Hele muhteşem oynayan, solda kendine otoban açan, savunmaya, hücuma, gole nükleer enerji koyan Ferdi… Tek hatalı pas vermeyen Osayi… Ötesi yok yani.
***
Fenerbahçe en şık zırhını/pusatlarını kuşanıp “ağır abilerle” çimenlerin üstüne becerisinden önce karizmasını koyduğunda, muhiti Kadıköy’de rakibin eli ayağına dolanır, Trnava gibi mütevazı takımın esamesi bile okunmazdı ve aynen öyle oldu.
Tek kale oynandı maç. Yine rakibin üç katı topa sahipti Fenerbahçe. Dzeko, Osayi, Szymanski, hepsi tek tek, bazıları birkaç kez kaleyi bombaladı. İlk devre 5-0 bitmediyse sebebi Spartak Trnava kalecisi Takac.
İlk devreyi grup lideri olarak tamamladı Fenerbahçe. Çünkü gruptaki diğer maç berabere devam etmekteydi.
İkinci yarı henüz başlamıştı ki, Dzeko sersem ettiği rakip tarafından yere indirildi, penaltıyı Tadic ikinci gol olarak yazdı. Ardından Trnava risk alıp gol atmaya çalışınca yok olan beton savunması biri Ferdi’nin diğeri İrfan Can’ın büyük katkısıyla iki Dzeko golüne yol açtı.
Maçın kısa tarifi; kaledeki İrfan tuttu, İsmail/ Djiku/Osayi yakaladı, Fred/İrfan Can pişirdi, Ferdi/Tadic/ Dzeko yedi!.. Szmanski, İrfan Can İrfan’ın yerine giren ilk maçın kahramanı King, Tadic ile değişen Umut, Dzeko çıkınca dakika alan Cengiz “hani bana hani bana” dedi!
Artık Ludogorets-Nordsjealand maçına kulak kesilmekten başka iş kalmamıştı Kadıköy’de. Ludogorets’in attığı gol, Fenerbahçe’nin Trnava karşısındaki 4 averaj golüne saygı duruşu ve Fenerbahçe’nin grup liderliği ile son 16’ya kalmasıydı.
Tek kelime ile harika.