Lig maçı değil, birbirine meydan okuyanların düellosuydu sanki bu buluşma... Bilic’le Ersun Yanal’ın kapışması... Demba Ba ile Cardozo’nun vuruşmasıydı.

Düello için “tarafsız” Konya’nın yeni stadında santraya geldiler. Ooo!... Maşallah, Beşiktaş taraftarı da (32.613 kişi) en kalabalık haliyle gösteriye koşmuştu.

Düello beklentilerinin üstüne çıktı maç... İki takımın yüksek tempolu, istekli, arzulu, enerjik oyunuyla zenginleşti. O zenginliğe baştan sona hükmeden, oyunu yöneten ve yönlendiren taraf Beşiktaş’tı.

Slaven Bilic, bir gün önce dünyaya merhaba diyen kızının doğumunu üç golle kutladı. Dahası, çoktan beri hak ettiği halde bir türlü yaşayamadığı büyük maç zaferine futbolcularıyla birlikte ortak oldu.

Beşiktaş’ta aksayan, kötü oynayan, beklenen etkinliği sağlayamayan oyuncu var mıydı? Hayır, öyle biri yoktu. Takım halinde kusursuz bir oyun oynadılar. Hem görev yaptılar, hem de gösteri! Oyunu sanata dönüştürdüler. Aralarındaki uyum, empati ve işbirliği olağanüstüydü. Gökhan Töre, Olcay, Sosa, Demba Ba, Atiba, Veli... Kısacası, hepsi!

İşin ilginç yanı, Bilic’in bu maçta Trabzonspor’a özel bir değişiklik yapmadan, takımını yerleşik ve alışık oyun düzeniyle sahaya çıkarmasıydı. Oyuncu değişikliklerini de beklendiği gibi yaptı. Özel bir hamleye gerek kalmadan kendi düzenlerinde disiplinle oynadılar.

Ersun Yanal’ın İstanbul’daki Galatasaray galibiyetinden sonra bu maçta da Trabzonspor’u yeni ruhuyla oynatmasını bekleyenler yanıldılar. O ruh vardı aslında... Ne var ki rakibine oranla daha yeni ve tecrübesiz olan Trabzonspor, orta alanda oyunu denkleyemedi. Özer, Mehmet ve Sefa ne savunmaya yardım edebildiler, ne de hücumda Cardozo’yu skora yöneltecek bir pozisyon zenginliği sunabildiler. Papadopoulos’un ikinci gol öncesinde Olcay’a kaptırdığı top gibi bireysel yanlışlar, hayal kırıklığı yaratan düşük performanslar da tabelayı etkiledi.

Özer’in Sosa’ya çift ayak dalışı bir kırmızı kart gerektirebilir miydi? Kornerde Ersan Gülüm’ün cezaalanı içinde belinden çekilerek düşürülmesi penaltı değil miydi? Bu sorulara yanıt vermeyi, bunları tartışmayı gereksiz görüyorum. Maç o kadar net ve hak edilmiş bir skorla bitti ki tartışmaya yer kalmadı

Mustafa Pektemek’e geçmiş olsun. Gökhan Töre ile Bosingwa’nın birbirlerine sarılarak forma değiştirmesi, oyunun en güzel finaliydi.

Lider, liderliğine toz kondurmadı. Kazanana da kaybedene de teşekkür borcumuz var!